0

Köfte Kıvamı ( Öykü )

(11 Temmuz 2018 'de instagram hikayemden " gerçekleştirmek istediğiniz en basit hayaliniz nedir?" diye sormuştum  ve cevap veren ilk 6 arkadaşın cevaplarından böyle bir deneme hikaye çıktı. Teşekkür ederim kendilerine. )

(Cevaplar: Sevgi, Hayko Cepkin ile uçaktan atlamak, Kilo vermek, Yatağım, 
İyi bir lise, Denizde 5 gün geçirmek, Uzaktan çalışabileceğim bir iş, Köftenin kıvamını tuttturmak )

Hikaye:

Sevgi, ancak öğlen 12 gibi kalkabildi yatağından. Aynaya bakatığında karşısında bir enkaz duruyordu. Ağlamaktan gözleri şişmiş, makyajı akmış, içtiği ucuz şaraptan dudakları mora boyanmıştı. Devirdiği iki şişe şarabın vermesi gereken yaşadığı her şeyi unutturma etkisi dün gecede kalmış, o da her şeyi hatırladığı yeni bir güne başlamıştı böylece.  

İçi yanıyordu. Hayır, bu tamamen susuzluktan. Mutfağa gittiğinde akşamdan kalan başka bir enkazla karşılaştı. Biraz hatırladığı kadarıyla şarap içerken karnı acıkmış, o kafayla köfte yoğurabileceğini düşünmüştü. Ama içine ne attığını bile hatırlamıyordu. Kıvamı tutmayınca da sinirlenmiş, tabakla birlikte köfte olmayı başaramamış kıyma ve arkadaşlarını duvara çarpmıştı. Kıyma parçalarının bazıları yer çekimine karşı koymuş, duavara yapışmış durumdayken bu hale nasıl geldiklerini düşünüyorlardı. 

Sanırım bunu düşünen Sevgi’ydi. Bu hale nasıl gelmişti? Gerçekten Murat’ın dediği gibi asla kendi ayakları üstünde duramayan, başkaları olmadan yaşaması mümkün olmayan insanlardan mıydı? Köfte bile yapamıyordu lan! Zor muydu köfte yapmak bu kadar? Ona göre zordu, köftenin başarısız olmasıyla hiç alakası yoktu. Köfte kıvamını tutturamadan da yaşamak mümkündü. Murat siktirsindi gitsindi! 

Evet, Murat’a ve onun boktan egosuna ihtiyacı yoktu. Girdiği her ortamda “bin iyi bir lisidi ikidim, inivirsitiyi diriciyli bitiridim” laflarından gına gelmişti. “Sivgi, sin binsiz yişiyimizsin bibiğim!” Yavşak! Bu herif kendisini beğensin diye yaptığı diyetlere, verdiği kilolara da, yazıldığı spor salonlarına da küfürünü iletti. “Titlim, sini bir ilbisi ildim”, ” imm izcik kili mi virsin icibi? Göt! 

“Sensiz de yaşayacağım lan” diye sinirle bağırdı Sevgi. O sırada bir kıyma parçası da duvardan bıraktı kendini aşağı. Kıymalar duvardan düşüp düşmemeyi tartışırken Sevgi temizliğe girişti. Murat’a dair ne varsa çöp poşetine doldurdu, duş aldı, bakımını yaptı, valizini hazırladı, internetten daha önce hiç gitmediği bir sahil şehrine bilet alıp öylece çıktı evden. 

Deniz kenarından geçen 5 günün ardından, Sevgi artık kendinden emindi. Bir virüs gibi sarmıştı Murat illeti kendisini ve yıllar boyunca psikolojik olarak Sevgi’nin noksan hissetmesine sebep olmuştu. Ondan kurtulduğunda fark etti içindeki gücü, yaşama isteğini ve aslında neler yapabileceğini. 

Uzaktan çalışabileceği bir iş ile başladı her şey. Hareket halinde olmaya ihtiyacı vardı. Yılardır olduğu yerde durdurulmuş o da buna izin vermişti. Artık daha çok hareket edecek, kendini tamamen temizleyecekti.  

“Sevgi hanım, hazırsanız gidelim” Hazırdı Sevgi, İzmir Selçuk’ta  Hayko Cepkin’in sahip olduğu pansiyonda kalıyordu bir süredir. Bu sırada da kendisiyle tanışma şansına erişmiş, bazı hayallerinden bahsetmişti. Onlardan biri de yükseklik korkusu yenmek için bir adım atmak, hatta direk uçakla paraşütten atlamaktı. Hayko’nun bu istediğini bir kaç gün sonra gerçekleşetirebileceğinin farkında değildi tabi. Adam bu işlerin profesyoneli ve tutkunuydu.  

“Hazırım, tüm korkularımdan ve içimde kalan son illetten de kurtulmaya hazırım. Gidelim. Bu arada Hayko Bey, siz köfte yapmayı biliyor musunuz?”  

 

33 views

evrenbaser

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir