0

Christmas, Yeni Yıl, Yapılmayacak Hedefler

Öyle, böyle Kanada denilen ülkede yeni bir yılı daha bekler oldum.

Siz bu satırları okuduğunuz sırada biz ev ahalisi olarak ağacımızı süsledik, hediyelerimizi paketledik ve evde vereceğimiz Christmas yemeği için hazır hale geldik.

NEEEEEY? Christmas mı? Ah canım benim oralarda nasıl Müslüman bayramları varsa burada Hristiyan bayramları var. Onların en renkli, en coşkulu geçenlerinden biri de Christmas .Merak etme din değiştirmedik, – ki neye inandığım ya da en önemlisi inanmadığım burada kimsenin umurunda değil, senin de olmasın- artık yepyeni bir kültürün içindeyiz ve buna ayak uydurmamak, çoğunluğun ve en önemlisi evimizin bir bireyi olan Angeline’nin heyecanına ortak olmamak saçmalık olurdu. (çoğunluktan öte, dahil olmaktan zevk alıyoruz)

Konu Christmas filan değil aslında. Konu 2017 denilen bir yılın geride kalıyor oluyor oluşu ve 2018 de ne yapacağım.

Önümde yepyeni takvimler, ajandalar, planlar için konu başlıkları var. Hedefler kafamda tık tık tık sıralanıyor. Sorun şu ki -aslında çoğumuzun sorunu- neden bu yaptığımız planlara, koyduğumuz hedeflere ya hiç başlamıyor ya da başladıktan kısa süre sonra bırakıyor oluşumuz.

Bu bir üşengeçlik mi? Genetik mi? Edindiğimiz lanet bir psikoloji mi? Yoksa ben gerçekten böyle biri değilim bahanesi diye düşündüğümüz şeyin gerçekten öyle olması mı?

Ben gerçekten geldiği gibi doğaçlama yaşaması gereken biri miyim yoksa bu bahaneye gönülden inanmış bir saf mı?

Üşengeçsin…

Bu gerçeği bir kez daha kabul edelim. Ettim!

O zaman bahaneleri kenara bırakalım.

Tamam anasını satayım, bırakalım. Yazalım ajandalara planları, koyalım hedefleri… İçten içe vazgeçeceğimi biliyorum… Öğrenilmiş çaresizlik mi bu? Galiba…

Değiştirebilir miyiz? Umudumuz var…

Güzel. Umut var. 25 Aralık 2017 gecesi,27 yaşındaki saçları dökülmeye yüz tutmuş, göbeği her yıl olduğu gibi bu yılda top 10 listesinin bir numarasında olan bu güzide kardeşiniz umudu olduğu kabul etti. İnananlar? İnanmayanlar? İnanmayanlar kazandı.

Gücümüzü, motivasyonumuzu kaybettiğimiz o an ne sizce? Nerede vazgeçiyoruz her şeyden de “ aman zikerler bir kez geliyoruz lan bu dünyaya” moduna geçişini hızlandırıyoruz?

Ben o anları kafamdan nedense siliyorum. Fark edip, yakalayamıyorum. Söyleyin. Fark eden anlatsın bana. O an da neler oluyor?

Söyleyin de boşuna kırtasiye masrafı yapmayayım, sayfa sayfa hedef listesi bastıramayayım ulan!

 

87 views

evrenbaser

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir