596935949681a341179bd0c6419b7a127c42b387
0

İçten Dışa Soyunanlar

Bir ilişki başladığında sadece kıyafetlerle sınırlı kalmamalı üstünden çıkardıkların…

İçindekileri de çıkarmalı insan.

Fakat çoğumuz tam tersine iyice giyiniyoruz bir insanı tanırken. Olmadığımız birinin haline bürünüyoruz. Sevdirmek için kendimizi, yapmacık tavırlarda bulunuyoruz isteyerek veya istemeyerek.

Aslında sevdin mi birini, en başta açacaksın belki de kendini. Bir sıkıntı varsa başta çözülecek her şey. Zamanla “sen böyle biri değildin, çok değiştin” cümlesini duymaktansa, “ben seni böyle kabul ettim” cümlesini duymak iyi gelecek ilişkine.

Hoş başta ne olursan ol, zamanla değişeceksin. O da değişecek. Fakat rol yapmakla, zamanla doğal olarak değişmenin arasında ki fark belirgin olacak. Sonuçları da bir olmayacak belki de.

Ah aklından geçen düşünceler… Yanlış anlaşırım diye söylemediklerin… Ya beni sevmezse diye sakladıkların…

Nasıl da kemiriyor içini. Nasıl da sessizleşiyorsun bazen. Nasıl da içine atıyorsun ve attıkların, o biriken çöpler nasıl da davranışlarına yansıyor. Kırıcı oluyorsun, sebepleri sorulduğunda da doğru düzgün cevap veremiyorsun.

“İlişki zor iş” diyorsun kendine. Zorlaştıran bizler değil miyiz aslında? Çıkmaza sokan o sebepsiz gururumuz, anlam veremediğimiz iletişimsizliğimiz değil mi?

Eğer ilişkinde hissediyorsan bir sıkıntı ya da sıkıntı hissedemeyecek kadar yalnızsan şuan bir dahakine şunu dene: İletişim.

Aç kendini. Aç içini. Aç düşüncelerini ve izin ver onun açmasına. Motive et konuşması için ve konuşun tüm korkuları kenara bırakıp.

Zaten yorucu olan şu hayatta, eline geçmiş olan bir güzelliği de yorucu, sıkıcı, stresli ve durmadan düşünülecek bir şeye dönüştürme işte.

Her şeye rağmen, iletişimin de bittiğini gördüğünde de uzatma… Ya parasız kalırsam diye yıllarca katlandığın bir iş gibi hissedeceksin ve geri dönüp baktığında bu seni hiç mutlu etmeyecek…

51 views

evrenbaser

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir