pexels-photo-518296
0

Mutluluk Abartılmış Bir Balon

Merhaba mutlu olmak için çabalayan, mutlu olma hayalleri kuran, mutluluk için elinden geleni yapan, aman da aman mutluluk diyen, başka bir şey demeyen sevgili okur!

Sana söylemem gereken önemli bir şey var. Ama dur yahu ben zaten onu başlıkta söyledim. Tüm sürprizi bozdum biliyorum ama biraz daha açarak yine tekrar edeyim: Mutluluk Peşinde Koşmak Abartılmış Kocaman Bir BALON!

Tamam, çok iddialı oldu. Biraz yumuşatacağım şimdi onu.

Son zamanlarda üstümüze çok geliyorlar. Bunlar üstüne kitap yazıyorlar, televizyonda konuşuyorlar, arkadaşların bahsediyor, ailen tavsiyeler veriyor…

Sanki yemek tarifi Emenike! (Cinsiyetçi küfür yerine Emenike diyorum)

Mutluluğun tarifi. Siz de kolay yoldan evde yapabilirsiniz!

Wwoooaaaaaawww

Olmadı değil mi? Evde yapınca dışarıda yediğin gibi olmuyor…

Sorun ne biliyor musun, her şeyde olduğu gibi bir şeyi hayatımızın tam merkezine koymak. Onu beklentilerle donatmak, süslemek, püslemek, kıçını kaldırmak.

Halbuki mutluluk dediğimiz şey de insan denilen canlıda var olan çeşitli duygulardan biri. Sahip olduğumuz onlarca duygudan birini biz aldık ve megastar haline getirdik. Her çıkardığı albümü, ilk albümleri gibi olsun istiyoruz ama olmuyor. (Yazar burada Tarkan’ın san albümünü beğenmediğini alakasız bir şekilde dile getirdi)

Mutluluk peşinde koşmayı bırakma zamanı geldi sevgili okur! Bilim insanları da düşünmüş “ya biz niye hep mutluluk peşinde koşuyoruz, bunu abartıyoruz acaba” diye söylenip, bir araştırma yapmışlar.

Sosyopsikolog Iris Mauss’a göre genel bir mutluluk arayışının peşinde koşmak, onu hayatının en önemli amacı haline getirmek bizi mutsuz ediyor hatta depresyona sokuyor. Kısacası beklentilerimizi genel kanıya göre ayarlıyoruz ve mutlu olacağımızı düşünüyoruz. Tatminsizliğimiz artıyor, isteklerimiz tavan yapıyor. Hep daha fazlası, daha güzeli olsun isteği buradan geliyor. En lüks şeylerin, sahip olmanın bizi mutlu edeceğini düşünüyoruz çünkü etrafta okuduğumuz, gördüğümüz şeyler mutluluğun bu olduğunu söylüyor.

Yalan söylüyorsun yaalaaaannn diye tokatlamayın beni.

Kendi hayatını bir düşün şimdi. Öyle değil mi? Mutlu olacağını düşündüğün bir çok şey seni yarı yolda bırakmadı mı? Hayal kırıklıkları yaşamadın mı, ağlayacak bir omuz aramadın mı? Söyle, söyle!

Mutlu olmayı bırakıyoruz mu dedim sana! İçten içe söyleniyorsun! Hayır beybi! Mutluluk güzel. Ama farkında olunca güzel, an’da kalınca güzel. Yaşadığımız tüm duygular gibi yeri gelince özel. Beklemediğin anda senin olunca güzel. Geldiğinde tadını çıkarınca, anlarında güzel yer edinince güzel.

Peşinde koşunca, genel kanıya, herkesin kendine özel olan doğrusunu kendine uyarlamaya çalışınca, başkalarının mutluluğunu evlat edinmeye çalışınca güzel değil. Mutluluğun kıçını kaldırma, onu yakaladığında farkında ol, gereken değeri ver yeter. Tüm duygularımıza böyle davransak, hepsinin söylediği şeyleri, yaşattıklarını daha iyi anlayacağız aslında.

Mutluluk güzel. Mutluluk bir duygu…

Farkında olana…

Son bir not: Sonsuza kadar mutlu yaşadılar… Bu bir masal sözü. Emin ol, sonsuz mutluluk çok sıkıcı olurdu…

 

Kaynak: psychologytoday.com

70 views

evrenbaser

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir