pexels-photo-25809
0

Yeni Bir Yaş, Yeni Bir Sorgulama

Neredeyse bir 10 gün önce 27.yaşımın içine balıklama atladım.

Uzun yıllardır doğum günleri benim için vergi iadesi günleri gibi geliyor. Kutlamalardan daha çok geriye bakıp nereden nereye geldiğin, neler yaptığın, neler yapamadığın, neler yapmak istediğin, bir sonraki yıl nerede olmak istediğin gibi soruları kendine azar azar, zorlamadan sorduğun bir gün.

Ne bileyim çocukken değerliydi. Yaza denk geldiği için kutlama yapmak daha bir değerli olurdu. Zaten etrafında olan, iletişimde olduğun arkadaşların, aile bireylerin yine ve senin için yanında olurdu.

Şimdi dijital bir mecrada, sırf orada yazdığı için gelen kutlamalarla, samimi olanları ayırt etmek iyice zorlaşınca ben de kendime “bu vergi iadesi gününü niye kutluyorsun” demeye başladım. O yüzden Facebook’tan tarihi uçurdum ki seneye ne siz kendinizi zorlayın ne de ben “teşekkür etmek” için iade günümü kaçırayım. -Tam bir nankör göt- gibi dedim ama düşüncelerini direkt yazmadıkça kendi bloğunda havuz medyasının satılık bir kalemi gibi oluyorsun. La la ülkede her şey yolunda 😊

Geçen bir yıldan oldukça memnunum.

26.yaşımda birçok tecrübe edindim. Hiç bilmediğin bir kültürde, başlangıç seviyesi bir İngilizce ile yaşamaya çalışmak, hayat kurma çabasına girmek, kendini bir anda insanlarla iletişim kuramıyor halde bulmak, yıllarca çalıştığın işlerin hiçbirini yapamamak, sosyal ortamlarda Türk arkadaşlardan ötesine gidememek, hızla tükenen dolareslerin cüzdanında ve göğüs kafesinde yarattığı büyük boşluğa tanık olmak pek kolay olmadı.

Fakat evrim gerçeği hayatın her anında yanında. Eğer değişmemek için direnmez ve güçlü olarak ayakta kalmayı seçersen yeni bir kültüre, çevreye yavaş yavaş alışıyorsun.

Ben henüz kafamı sudan çıkardım, karaya çıkmak, sürünmekten yürümeye geçmek biraz daha zaman alacak.

Fakat bu süreçte beynimin, yeni şeyler öğrenmek için bir motor gibi çalıştığının hep farkındaydım. Her yeni bir kelime öğrendiğimde, buradaki yaşayış hakkında bir şey öğrenip uyguladığımda o canım beyin hücrelerimin parıl parıl parladığını hissettim.

Bir gün beynimin duruma alıştığını hissettiğimde, artık yeni bir şeyler için heyecanlanmadığında, ışıklar sönmeye başladığında eminim ki onu yine rahatlık alanından çıkaracağım ve bambaşka bir maceraya sokacağım. Benim de “yaşadığımı hissetme” yöntemim bu işte.

26.yaşımda onu baya bir zorladım ve bu sene de öyle olacak gibi.

Bazen şikayet ederken buluyorum kendimi ama bu gerçekten bir şikayet değil aslında. Bu beynimin “zorlanıyoruz beybi, ama çaktırma bu hoşuma” gidiyor mesajı.

Bakalım 27.yaş raporu bana neler yazdıracak…

 

69 views

evrenbaser

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir