0

8 Saniye (film)

Bir filmden ne bekler insan? Bunun çokça cevabı olabilir. Ben genelde içimde bir ışık yaktı mı, bana dokundu mu, mantıktan çok duygularıma ulaşabildi mi diye bakarım. 2014 bu yüzden benim yılımdı. Whiplash, Birdman, The Grand Budapest Hotel, Kış Uykusu, Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku bir kalemde rahatlıkla yazdığım, bana dokunan, adlarını hafızama kazıdığım filmler.

Bir de mantığa çok takılanlar var. Saygım sonsuz ama mantıkları bazen duygularının önüne geçiyor. O mantığı çok arayınca Interstellar da kötü film oluyor mesela. Olsun kötü film olsun. Herkes her şeyi beğenmesin ama beğenenlere de laf ettirmem.

Geleceğim yer şurası: Ömer Faruk Sorak’ın yeni filmi “8 Saniye” Mantıkçılar film hakkında “ah o aslan çok çakma, aman efendim hareket halindeki arabaya atlanır mı” Evet, atlanmaz. Ama atlandı diye de “film nanaayy” denmez.

 8-saniye-123_08 Saniye, çok şey anlatmak istiyor. Biraz bunun zorluğunu yaşamış. Anlatabildiği kadarını anlatmış. İsteyen istediğini alır, kafasında tamamlar, hayatına devam eder. Bazen bir cümle de yeterlidir zaten: “Şu salondan en az bir kişiyi affetmiş olarak çıkın.” Sen bir düşün “acaba ne demek istedi bana, neyi göstermek istedi” Sonra düşünürsün arabayı da, aslanı da.

8 Saniye bana ulaştı, bir sinema başyapıtı olmayabilir ama dokunana dokunuyor. Ayrıca Esra İnal’ı çok sevdim. Tam bir kamera yüzü, doğal, kendini izletiyor. Mantığın devreye girdiği yerlerde ben onu takip ettim, gerisini düşünmedim. Size de tavsiye ederim.

 

Lönk diye film hakkında konuştuğuma bakmayın. Buraya gelen 8 Saniye nedir,neyi anlatır, kim oynar, ne zamandır çoktan bakmıştır herhalde değil mi :)

Bakmayan varsa buyurun: 8 Saniye

106 views

evrenbaser

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir