0

Bir TAŞIN Öyküsü

Hiç sorgulamadım yaşamımı. Benimde kaderim buymuş. Taş olmak, taş olarak hizmet etmek. Hiç şikayet etmedim halimden, ta ki geçen güne kadar.

Silopi’de insanlığa hizmet ediyordum. Binlerce taş ile birlik olmuş kaldırım görevini yürütüyorduk. İnsanlar bizim üzerimizden yürüyor, yoldan uzak duruyorlardı. Fakat bugün bir gariplik vardı. Etrafta çok fazla insan, bağıra çağıra yürüyordu. “Ne oluyor acaba” diye düşünürken büyük bir darbe ile sarsıldım ve diğer arkadaşlarımdan koptum. Artık kaldırımın bir parçası değildim. Bireysel bir taş olarak yerde duruyordum.

Etrafa baktığımda eli balyozlu, yüzü örtü ile kapatılmış birini gördüm. Kaldırımı parçalıyor, ele gelecek şekilde taşları bölüyordu. Sonra başka biri beni eline aldı. Deli gibi sıkıyordu beni. Güçsüz kısımlarım dökülmüş geriye el ile parçalamayacak kadar sert olan kısımlarım kalmıştı.

Bir çocuğun yanına gitti. Dondurma tezgahının başında duruyordu çocuk. Şaşkın şaşkın etrafına bakıyordu. Beni onun eline tutuşturdu. “Bizimle geleceksin, atacaksın bunu, yoksa seni döverim” dedi beni çocuğun eline bırakan adam. Çocuğu ittire ittire kalabalığın en önüne getirdi. Ben hala neler olduğunu anlamamış, kendimi bildim bileli böyle bir durumla karşılaşmamıştım. En fazla tekme yemiştim.

Çocuk, beni ilk adam ki gibi sıkmıyordu. Eli terliydi, titriyordu. Kokuyordu bu çocuk. “Fırlat” diye bağırdı biri, çocuk gerildi ve fırlattı beni. Havalandım, havalandım. Yükseldikten sonra düşmeye başladım. Bir an eğlenceli geldi bu durum. Aşağı doğru inerken bir surat gördüm, kafasında “polis” yazıyordu. Suratına vurdum hızlıca. Vurduğum yerdeki şiddeti sonra kanı hissettim. Bir insana zarar vermiştim.

Yere düştüğümde kendime, olanlara inanamıyordum. Ne uğruna fırlattırıldım, ne uğruna yaraladım polisi? Hiçbir şey anlamamış, şok olmuştum. Yerde iken çocuğu gördüm. Korku ile bakıyordu bu tarafa. Sonra havada süzülen gaz bombasını gördüm. Yavaş yavaş süzüldü ve çocuğun kafasına indi. Yanmaya başladı çocuk, kıvrandı, can çekişti. En sonunda hareketsiz kaldı. Ölmüştü çocuk.

Adı Doğan’mış. 12-13 yaşlarında kardeşlerine bakmak için dondurma satan bir garip çocuk işte. Uçmasın diye üstüne konulduğum bir gazeteden öğrendim bende bunu. Ama gösterinin sebebini anlamadım. Bu kavgayı anlamadım. Neden fırlatıldığımı, o polisi neden yaraladığımı, o çocuğun neden öldüğünü anlamadım. Bu insanların neden durmadan savaştığını, birbirlerini öldürdüğünü anlamadığım. Hadi ben taşım, anlamam. Ama insanlar da bilmiyor, anlamıyor. Ben asıl bu durumu anlamıyorum…

 

94 views

evrenbaser

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir